Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı

1
Nazca Çizgileri
Nazca Çizgileri
Güney Peru’daki Nazca Çölü’nde bir takım canlı biçimlerini veya dağıtılmış geometrik biçimleri betimler tarzda yere çizilmiş, bazıları kilometrelerce uzunlukta olan çizgiler bulundu. Yerden asla varsayım edilemeyen bu çizgilerin kazındığı zemin demiroksitin gri rengini kazandırdığı çakıllarla kaplı.
2
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Düz çizgi, üçgen, helezoni, kuş, maymun, köpek, örümcek, çiçek vb biçimler çok büyük olduğu için yerden bakıldığında anlaşılmaz, oysa çok yüksekten bakıldığında görülebilir. Bu yüzden bazılarının biçimleri uydu fotoğraflarında daha belirgin görünmektedir.
3
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
İlk Nazca çizgisi 1926’da keşfedilmiştir. Bunları kimin, ne süre çizdiği bilinmemekle birlikte, 12. yüzyıldaki İnka uygarlığından eski olduklarına belli gözüyle bakılıyor.
4
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Bazılarının yıllık ya da gökbilimle ilişkili olduğu, bazılarının ise doğa ayinlerinin bir parçası olarak yapıldığı sanılmaktaysa da, ne amaçla yapıldıkları hakkında belli bir bilgi elde edilememiştir.
5
Kanatlı dev fosil
 Kanatlı dev fosil
Arkeolojik bir bölgede yapılan bu buluş herkesi bir hayli ürküttü. Kuşbakışı çekilmiş bu resim yer alan şeyin heybetli olduğunu gözler önüne seriyor. İnsana ait kafatası olan ama kanatları da olduğu ayrım edilen bu fosilin bir meleğe ait olduğu ileri sürüldü.
6
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Ancak bir birey bunun film çekimi için yapılmış maket olduğunu söyledi. Daha rasyonel gelen bu yorumlama sonrası o kişiye hangi film olduğu sorulsa da iddiayı ortaya atan şahıs sırra kadem bastı.
7
Göbeklitepe
Göbeklitepe
Göbeklitepe, Şanlıurfa il merkezinin 18 km kuzeydoğusunda, Örencik köyü yakınlarında. bulunan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların karşılıklı özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş, aralarının ise taş duvarla örülmüş olmasıdır.
8
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Bütün bunlar ve kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal mimari, Göbekli Tepe’yi benzersiz ve özel yapmaktadır.

9
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Söz konusu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmaktadır. Bilhassa D yapısı merkez dikilitaşlarının gövdesinde yer alan insan el ve kol motifleri, bu konudaki her türlü şüpheyi ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla “dikilitaş” kavramı, işlev belirtmeyen asistan bir kavram olarak kullanılmaktadır. Aslında bu “dikilitaş”lar, insan vücudunu üç boyutlu olarak betimleyen stilize tarzda yontulardır.
10
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Günümüzden en azından 11.600 yıl öncesine dayandığı ileri sürülen yapıda, hayvan figürleri ise burada yaşayan toplumun enerjik hayvanları getirip beslemiş olduğu tahmin ediliyor. Yani bu topluluğun, taş devri insanına zıt olan davranışlar sergilediği iddia ediliyor. Kazıların devam ettiği yüzyılın buluşunda bakalım daha ne gibi keşifler yapılacak.
11
Tutankamon’un açıklanamayan ölümü
Tutankamonun açıklanamayan ölümü
Mısır Hanedanı’nın 18. firavunu olan Tutankamon gerçekte Mısır tarihindeki kayda değer hükümdarlardan biri değildir ve 19 yaşında aniden hayatını kaybetmiştir. Onu bu dek ünlü yapan 1922 yılında Krallar Vadisi’ndeki mezarlığının keşfedilmesidir.
12
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Tutankamon’u mezarı keşfedildiğinde mezar hiç soyulmamış ve hazinesi yerli uygun duruyordu. Bu Tutankamon’u öteki firavunlardan ayıran önemli özelliklerinden birisiydi lakin en önemlisi değildi. Çünkü en kayda değer özelliği mezarının açılmasıyla birlikte ortaya çıkan lanet dedikodularıydı.

13
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Her şeye ulaşmasının olası olduğu şartlarda 19 yaşında ölen Tutankamon’un cesedi incelendiğinde bacağında kırık ve kafatasında darp izine rastlandı. Genç yaşta ölen Tutankamon’un attan düştüğü ileri sürülse de cinayete kurban gittiği de akıllara takılan bir değişkenlik.
14
Gelelim lanete!
Gelelim lanete!
Carter’ın çok sevdiği, uğurlu kanaryası nereden geldiği belirli olmayan bir kobra yılanı kadar yendi. Kobra yılanı Darı hükümdarlarının simgesi olarak kabul edilir. Mezarlığın bulunmasından birkaç hafta sonra kazıların finansal desteğini sağlayan İngiliz Lordu Carnavron’un sağlık kötüye gitmeye başladı. Kan zehirlenmesi olduğu açıklanan Lord kısa bir vakit daha sonra vefat etti. eş zamanlı olarak Lord’un köpeği Susie’nin de ulumaya başladığı ve öldüğü söylendi. Lord’un ölümüyle birlikte lanet dedikoduları da şiddetlendi.

15
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Bu dedikoduların en esas dayanağı ise Firavun’un mezarındaki hiyeroglif yazısıydı. Yazı şöyle diyordu: “Firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır.” Amerikalı milyarder George Jay Gould, mezarı ziyaret etti ve benzer gün aniden ateşlenerek öldü. A. C. Mace, Arkeolog Carter’ın yardımcılarından birisiydi. Alev nöbetlerine tutulunca işi bıraktı ve 1928’de öldü.

16
Antikythera düzeneği
Antikythera düzeneği
1900 yılında, Elias Stadiatos adlı bir Yunan süngerci, Yunanistan’da Antikitera adlı küçük bir adanın yakınlarında, eski çağlardan kalma bir batık keşfetti. Bu takriben MÖ 87 yılında batmış bir tartma gemisiydi. Denizin dibinde, batığın çevresine saçılmış heykeller, süngerciyi çok etkilemişti. Geminin taşıdığı yükler arasında, mücevherler, çömlekler, mobilyalar, bronz eşyalar ve amforalar dolusu şarap vardı.
17
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
MÖ 1. yüzyılda yaşamış ırk için lüks tüketim malları taşıyan bir gemiydi bu. Batıktan çıkarılanlar arasındaki en kıymetli belirti, içinde tuzlu suyun etkisiyle bozunmuş, ezilerek iç içe geçmiş çarklar bulunan tahta bir kutucuktu. Takriben bir pabuç kutusu büyüklüğündeki bu kutunun içinde, bir nesil mekanik düzenek bulunuyordu. Batığın bulunduğu yıllarda, ahşap buluntuları korumaya yarayan yöntemler hemen şimdi olmadığından, kutu çıkarıldıktan kısa bir vakit sonradan bozularak yok oldu.
18
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Bugün “Antikitera Düzeneği” olarak adlandırılan bu aygıtın ne işe yaradığı hâlâ tamamen bilinmemektedir. kesinkes aşina, onun, MÖ 1. yüzyıl teknolojisinin ipuçlarını veren eşsiz bir bulgu olduğu. Antikitera düzeneği, tanıdık en eski çarklı düzenektir. Keşfedildiği günden bu yana bilim ve teknoloji tarihçileri için gizemini koruyor.
19
Ne insan ne de hayvan! Arkeologlar ne olduğunu hiçbir zaman açıklayamadı
Düzenekle ilgili en çok kabul edilen görünüm, kimi gök cisimlerinin gökyüzündeki konumlarını modellemeye yarayan bir cins “analog bilgisayar” olduğu. Yunanlıların o dönem böyle bir düzeneği yapacak donanıma sahip olmaması, kutunun uzaylılar kadar getirildiği bahis ediliyor.

Yorum yapın